sonic Youth etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sonic Youth etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2009 Salı

Yüz Otuz Birinci Yazı a.k.a. Kim Gordon Tarafından Evlendirilmek



Gossip Girl'de Rufus ve Lily'nin düğününde Sonic Youth'un çalması...?? Dahası Rufus ve Lily'yi Kim Gordon'ın evlendirmesi...?? Tamam, Gilmore Girls'de de çıkmışlardı ama orda sokak müzisyeni olarak çıkmışlardı... Düğün lan... Ama tabi ben de isterim o ayrı...

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Yüz Beşinci Yazı a.k.a. Kimse Ne Yaptığını Bilmiyor!

İnsanların sık sık bilmeden bir şeyler yaptıklarını fark ettim bugün... Yani aslında bildiğim bir gerçekti bu ama bugün bir düşündüm tekrar... Ne yaptığını bilmeme durumunu burda ben olumlu sonuçların çıktığı durumlara göre alıyorum... Yani hiçbir sanatçı yaptığı her neyse "bunu yapıyorum şimdi ya, tüm dünya beni tanıyacak of ilerde insanlar benden efsane diye bahsedecek" diye başlamaz sanıyorum işine... Bu bilim insanları için öyle değildir mesela, adam yer çekimini bulurken bilir her zaman bilineceğini... Tabii ki sanatçıların bir çoğu "çok ünlü" olmak ister; ama olayın çoğu zaman 2 tane çok tutan albüm çıkarıp çok tanınıp, çok kazanıp sonra o paralarla yaşamak olduğunu bilirler bence... Albüm diyorum çünkü şarkıcılardan örnek vereceğim... Ya da bir tanesi tabii kendini şarkıcı olarak değil "entertainer" olarak görüyor...
Bence genç bir kız çıkıp da "böyle böyle yaparsam of queen of pop olurum herkes bana tapar, 51 yaşıma gelince millet hâlâ beni dinliyor olur ve beni pop müziğin en iyilerinden olarak görür" dememiştir... Ama bilmeden neler yaptığı ortada Madonna Louise Ciccone'un... Kanımca şu eğlence sektöründa en üst kademe ne bok yersen ye, insanların hâlâ seni sevmesidir... Sonuçta kardeşleriyle biraz para kazanmak için şarkı söylemeye başlayan bir insanın tacizci de olsa, sübyancı da olsa sevilmesi bence en üst kademedir... Çünkü uyuşturucu kullanan sanatçıları seven çoktur ama şu anda müzik yapan insanların arasında çocuk tacizcisi diye adı çıksa birinin, hâlâ sevilmesi oldukça zor olur... Bu arada belirtmem gerekmez herhalde, Michael Joseph Jackson'ın bunu muhtemelen bilerek yapmadığını...
Ya da ne bileyim hiçbir 17 yaşındaki kız çıkıp da "evet lan ben şu anda herkesin yapmakta olduğu müziğe çok benzer bir şey yapayım da pop princess desinler bana, 2009 yılında da Forbes tarafından (yılda 35 milyon dolar kazanarak) dünyanın en güçlü kişisi seçileyim dememiştir... Gerçi demediğini biliyoruz zaten... Ama onun o albümü çıkarmasını sağlayan insanlar da eminim ki yarattıkları şeyin bir gün Britney Jean Spears'dan "Legendary Miss Britney Spears"a dönüşeceğini bilmiyolarlardı...
Ya da rap yapan beyaz bir adam bir gün albüm çıkardığı yıllardaki tüm ödülleri silip süpürüp de adı olan Marshall Bruce Mathers III ile tanınmayıp, Eminem ile tanınacağını bilmiyordu bence... Bu isimlerden(ve daha birkaç tane daha var) hiçbiri bence müzik işine girerken ne yaptığını bilerek girmedi... Hiçbiri birgün ne yaparsa yapsın(klibinde İsa ile de sevişse, çocuklara taciz de etse, bunalıma girip kafasını kazıyıp millete saldırsa da, burnu boktan kurtulmasa da) şu anda çıkacağı herhangi bir kayıt, film ya da çıkaracağı neyse onun en az birkaç milyon satacağını düşünerek başlamadı bence müziğe... Ya da ne bileyim Sex Pistols "milletin üstüne de tükürsek bizi dinlemek için konserimize gelsinler lan" demedi bence... Nirvana da bence "şimdi bu müziği yapıyoruz ya herkes bizden etkilenecek yeni bi akım oluşacak" demedi... Sonic Youth da "farkında olmasalar bile herkes bizim müziğimizden etkilenecek" demedi... Bilmeden yaptılar bir şeyler, sonra da King of Pop, Queen of Pop, Princess of Pop, Slim Shady, sözde Punk'ın yaratıcısı, grunge akımını başlatan adamlar ve dünya üzerinde en çok etkilenilen grup oldular... Bence bu garip... Bu yazıyı yazmamın sebebi bunu söylemekti işte... Bence bir şekilde müzik piyasasına itilen ya da bilerek çıkan bu insanlardan hiçbirinin bir gün bir şekilde "legendary" olacağını bilerek değil de; o yıl çok kazanmak, ya da kafasına göre müzik yapmak için oraya çıkması(oldu mu lan bu cümle??) çok garip... Bu kadar... Yine bağlayamadım sonunu ama olsun...


P.S: Yazıdaki tüm "bence"lere dikkat çekmek istiyorum... Çünkü onlar "bence"... Benim fikrim yani...

Bir daha P.S: Michael Jackson'ın fotoğrafını koymama nedenim, bu aralar çokça her yerde görünmesinden duydum rahatsızlıktır...

12 Temmuz 2009 Pazar

Doksan Beşinci Yazı

Bayadır yazmıyorum farkındayım ama bunun tek nedeni yazlıkta olmamdır... Sabah 7'de kalkıp 4 km falan yürüyüp denize girip sonra eve girip öğle uykumu uyuyup sonra da ders çalışıp yemek yiyip kağıt oynayıp film izliyorum çünkü çoook uzun zamandır... Ufak tefek olaylar dışında pek de anlatacak, yazacak bir şey çıkmıyor haliyle... Ufak tefek olaylar derken aslında bir tanesini ucuz atlattık tabii... Ufak tefek sonuçlanmaya da bilirdi...

Dün akşama doğru Selçuk semalarından sevgili sitemize doğru yola çıkacaktık... Arabaya biniyorduk hepimiz... Oturduk falan, kapıları kapatıyoruz... Ben de elimi kenara koyduydum ki doğrulayım diye... Sonra teyzem ön taraftan bam diye kapıyı elimin üstüne kapatmasın mı?? Yaa... Fark da etmedi önce... Önde o çünkü... E kapı da kapandı yani tamamen... Ben "aaa" dedim... Annem de görünce "aaa" dedi... Teyzem de bize bakıp "aaa" dedi ama hâlâ farkında değil olayın... Benim el de hâlâ orda kapının altında... Sonra fark edip açtı falan... Arabadaki herkes birbirine bağırmaya başladı... Sonra sakinleştik... Şimdi turp gibi kerata... Ama eli kopanlar falan oluyormuş kilide gelirse... Ucuz atlattık vallahi...

Bu işte o ufak tefek olaylardan biriydi sevgili okuyucum... Bu arada dismiss olmamla ilgili gelişmeleri de hepinizle paylaşmak isterim; efenim gittim okulla konuştum... Aftan yararlanıyorum... Eylülde 3 tane sınava gireceğim(Math106, Research Methods In Psychology, ENG101) ve bunlardan aldığım notlar sene sonu notum olacak... Sonra ortalamamı 1.20'nin üstüne çıkarırsam oley olacak kaldığım yerden devam edeceğim... O yüzden ders çalışıyorum... 18'inde Ankara'ya döndüğümde de matematik dersim olacak... Hoca falan bulduk...

Bu arada sevgili Deniz Hanım'ı ÖSS sonuçlarından dolayı tebrik ediyoruz, onu da belirteyim... Dilan, Efe, Furkan ve Aysu'yu da tebrik ediyoruz ama onlar okumuyor burayı... Bir de Görkem Bey'i de tebrik etmek isteriz ama açmıyorlar telefonlarını, öğrenemedik daha sonuçlarını...

Bu arada denizi gören ve sahilde dolanmaya başlayan bir insan olan ben, aniden bol bol ska ve Beirut dinlemeye başladım... Zaten yaz dedin mi Beirut ve Sonic Youth dinlemek demek benim için... Kışın da hep Uffie dinliyorum mesela... Öyle çılgınım...

Bir de burdan 2 saat 50 dakikaılık bir film çekip beni hasta eden içimi baya Scorsese bey' de sevgilerimi yolluyorum... Bitmedi bir türlü lanet film... Ayrıca artık Ankara'ya gidip Cemille buluşmanın vaktidir bence... Bence yani... Bu kadar... Saygılar...

----------------
Now playing: The Kooks - Down To The Market
via FoxyTunes