4 yıl önce
30 Nisan 2009 Perşembe
Otuz Dokuzuncu Yazı
Dün söyleyecektim bunu, unutmuşum... Eğer o bomba patlasaydı ve eğer ben o derse girmiş olsaydım şu anda bu yazıları okuyamıyordunuz... Ama sadece patlasaydı, hayatta olma ihtimalim çok yüksekti... Yani şunu demek istiyorum; bugünün dersi şudur: Ders asmak hayat kurtarır.
Otuz Sekizinci Yazı

Ayrıntılarla karşındayım okuyucu... Alison(VV diyorum lan artık!) Hatun iyiymiş, salınmış hastaneden... Aha da okuyun kendiniz burdan... Seviyoruz seni VV! Saygılar...
29 Nisan 2009 Çarşamba
Otuz Yedinci Yazı
Çok dandik başladı bugün... Sabah 8'de Bertan isimli insan beni ve Yasemin isimli insanı okula götürmek üzere arabasıyla alacaktı... Laylayloyloy şeklinde gittim Yasemin'in evinin önüne... Bekliyorum... 8.40'ta da ders var... Neyse efenim Bertan Bey 8.26'da geldiler, Yasemin hanım da 8.34'te... Zaten dersi kaçırmıştım yani o saatte belli ki... Yolda da Bertan önceki gün Başkent Ünivesitesi'ne gittiğini, orada silahların bıçakların dolandığını anlattı bize bol bol...
Gün böyle "tatlı" başlamışken dedim kendi kendime "hadi bakalım belki ders güzel geçer" falan... Girdim dersime... İlk dersi kaçırmıştım, "Youth and Sex" konulu bir sunum yapılmış ilk derste... Sınıfa bir girdim ki homoseksüelite tartışılıyor... Ben oturup tebessüm ederim genelde bu tartışmalar sırasında... Ama bugün konuşturdular yani beni de... Tartışma çok uzayınca ve tatsızlaşınca hoca da erken bıraktı hepimizi... Bunun üzerine ben de yine Yasemin ve Bertan'ın yanına, çok sevgili Hukuk Binamızın altında konuşlanmış olan Mozart'a gittim...
Çok uykum vardı, tembelliğim üstündeydi ve bütün o okula silah-bıçak getirme muhabbetleri içinde ben çok eğlenmekteydim Mozart'ta... Üstelik Calculus Hanfendi'ye de hiç giresim yoktu... Alper Bey geldiler bu arada... Yine aynı silah muhabbetleri döndü... Sonra derse girip girmemek konusunda tartıştık Alperle... Sonra o girmeye karar verdi... Ben Mozart'ta kaldım... Her şey çok keyifli ilerledi bir süre... Ta ki bir garson "kaçııın bombaaaa!" diye gelene kadar...
Şimdi bu Mozart yer seviyesinin altında bir yer... Alttaki fotoda iç kısmını görebilirsiniz kendilerinin...
Bu gördüğünüz camlı kısmın dışında da açık hava kısmı var... Biz orada oturmaktaydık... Yaklaşık tavan seviyesinde olan da bir duvarı var, o duvarı aşınca yer seviyesine ve binanın dışına ulaşılıyor... İnsanlar oradan atlıyorlar falan dolanmamak için...
Bomba var kaçın denilince herkes yaklaşık o 3 saniye içerisinde o duvarı aştı ve Mozart'ı boşalttı... Ben hariç... Boyum yetişmedi sayın okuyucu... Aşamadım o duvarı... Bunun üzerine binanın içinden, "normal" yollardan çıkmaya karar verdim... Normal yollardan çıkan tek insan da sanırım bendim... Bir de bilgisayarıyla beraber acı çeken bir kız... Önce güvenlikten azar işittik, sonra da çekiştirilmek suretiyle Hukuk Binası sınırlarından çıkarıldık... Uzun süre ne olduğu anlaşılamadı ama sonradan herkes öğrendi zaten olayı... Hatta aha da link...
Neyse... Diğeceğim şudur ki okuyucu, ölüme çok yaklaşmış sayılır mıyım bilmiyorum ama sanırım yaklaştım... Bunun bilincinde miyim?? Evet... Peki bu bana neler hissettirdi?? Hiçbir şey... Belki Bertan'ın gün boyunca yaptığı geyikler yüzünden yeterince ciddiye alamadım olayı... Bilemiyorum... Ama tüm güne dair benim kötü hissetmeme neden olan şey onun aramaması, hatta msn'de bile bir "iyi misin??" dememesiydi...
İyiyim güzelim(wtf?!)... Oradan çıkınca aklıma ilk gelen şey de seni aramak oldu... Aramadım o ayrı... Üstelik ölümü falan da hissetmediğim halde ilk seni aramak istedim... Ama bunun nedeni bomba falan değildi sanırım... Ben hep seni aramak istiyorum... Sadece hergünden farklı olarak keşke arasaydın bugün... Gerçekten "değer verdiğine" inanırdım bence o zaman... Ne yazık ki ona olan inancım da hergün azalıyor... Saygılar...
P.S: Dünyanın en seksi yaratığı olan Alison "VV" Mosshart(The Kills) dün gece konserde fenalaşıp hastaneye kaldırılmış... Ayrıntılardan haberim yok...
Gün böyle "tatlı" başlamışken dedim kendi kendime "hadi bakalım belki ders güzel geçer" falan... Girdim dersime... İlk dersi kaçırmıştım, "Youth and Sex" konulu bir sunum yapılmış ilk derste... Sınıfa bir girdim ki homoseksüelite tartışılıyor... Ben oturup tebessüm ederim genelde bu tartışmalar sırasında... Ama bugün konuşturdular yani beni de... Tartışma çok uzayınca ve tatsızlaşınca hoca da erken bıraktı hepimizi... Bunun üzerine ben de yine Yasemin ve Bertan'ın yanına, çok sevgili Hukuk Binamızın altında konuşlanmış olan Mozart'a gittim...
Çok uykum vardı, tembelliğim üstündeydi ve bütün o okula silah-bıçak getirme muhabbetleri içinde ben çok eğlenmekteydim Mozart'ta... Üstelik Calculus Hanfendi'ye de hiç giresim yoktu... Alper Bey geldiler bu arada... Yine aynı silah muhabbetleri döndü... Sonra derse girip girmemek konusunda tartıştık Alperle... Sonra o girmeye karar verdi... Ben Mozart'ta kaldım... Her şey çok keyifli ilerledi bir süre... Ta ki bir garson "kaçııın bombaaaa!" diye gelene kadar...
Şimdi bu Mozart yer seviyesinin altında bir yer... Alttaki fotoda iç kısmını görebilirsiniz kendilerinin...
Bu gördüğünüz camlı kısmın dışında da açık hava kısmı var... Biz orada oturmaktaydık... Yaklaşık tavan seviyesinde olan da bir duvarı var, o duvarı aşınca yer seviyesine ve binanın dışına ulaşılıyor... İnsanlar oradan atlıyorlar falan dolanmamak için...Bomba var kaçın denilince herkes yaklaşık o 3 saniye içerisinde o duvarı aştı ve Mozart'ı boşalttı... Ben hariç... Boyum yetişmedi sayın okuyucu... Aşamadım o duvarı... Bunun üzerine binanın içinden, "normal" yollardan çıkmaya karar verdim... Normal yollardan çıkan tek insan da sanırım bendim... Bir de bilgisayarıyla beraber acı çeken bir kız... Önce güvenlikten azar işittik, sonra da çekiştirilmek suretiyle Hukuk Binası sınırlarından çıkarıldık... Uzun süre ne olduğu anlaşılamadı ama sonradan herkes öğrendi zaten olayı... Hatta aha da link...
Neyse... Diğeceğim şudur ki okuyucu, ölüme çok yaklaşmış sayılır mıyım bilmiyorum ama sanırım yaklaştım... Bunun bilincinde miyim?? Evet... Peki bu bana neler hissettirdi?? Hiçbir şey... Belki Bertan'ın gün boyunca yaptığı geyikler yüzünden yeterince ciddiye alamadım olayı... Bilemiyorum... Ama tüm güne dair benim kötü hissetmeme neden olan şey onun aramaması, hatta msn'de bile bir "iyi misin??" dememesiydi...
İyiyim güzelim(wtf?!)... Oradan çıkınca aklıma ilk gelen şey de seni aramak oldu... Aramadım o ayrı... Üstelik ölümü falan da hissetmediğim halde ilk seni aramak istedim... Ama bunun nedeni bomba falan değildi sanırım... Ben hep seni aramak istiyorum... Sadece hergünden farklı olarak keşke arasaydın bugün... Gerçekten "değer verdiğine" inanırdım bence o zaman... Ne yazık ki ona olan inancım da hergün azalıyor... Saygılar...
P.S: Dünyanın en seksi yaratığı olan Alison "VV" Mosshart(The Kills) dün gece konserde fenalaşıp hastaneye kaldırılmış... Ayrıntılardan haberim yok...
Bunlar varmış bu yazıda:
alison mosshart,
başkent üniversitesi,
bilkent,
canlı bomba,
Mozart,
the kills,
vv
Thirty Sixth Writing
I'm not really sure why i'm writting this in English but i hope there's a reason... may be it's because i've been thinking in English for my essay... I mean the essay i'm trying to write for like the past five hours or something... Whatever, who cares, right??
Okay, here's the deal; i'm so sick of people chickening out... I mean come on, how hard could it be to say those three beatiful words?? Plus, the words are totally nice... It should be harder to say "i hate you"... You know you'll hurt someone if you say "i hate you"... So, why is this easier?? I'm pretty sure that every single person in the universe would rather hear the words "i love you" than "i hate you"... So what the f*** is everyone's problem?! Saying something positive should really be easy... Why can't everyone just see that it's the nicest thing to say to someone... If it's real of course... I seriously don't get how some people think... Who would actually think like "Wow, if i say 'i love you' my whole life may get so fucked up..." Or, a**hole, your whole life may be like a fairytale! Just say those three f***in' words! So, i love you, okay?! There's nothing i can do to stop it! I'm way too much in love with you... And i know you know it!
That's pretty much it... That was a weird sentence, though... And everyone, i'm not drunk... 'Cause i usually talk in English when i'm drunk... But i'm not... I'm just pissed... And in love... Yeah...
P.S: I think i just broke up with my girlfriend... And i didn't say i loved you 'cause i didn't... I'm sorry... I know i'm the greatest a**hole ever but i'm truely sorry...
----------------
Now playing: Jens Lekman - You are the light
via FoxyTunes
----------------
Now playing: The Jesus and Mary Chain - Reverence [Radio Mix]
via FoxyTunes
Okay, here's the deal; i'm so sick of people chickening out... I mean come on, how hard could it be to say those three beatiful words?? Plus, the words are totally nice... It should be harder to say "i hate you"... You know you'll hurt someone if you say "i hate you"... So, why is this easier?? I'm pretty sure that every single person in the universe would rather hear the words "i love you" than "i hate you"... So what the f*** is everyone's problem?! Saying something positive should really be easy... Why can't everyone just see that it's the nicest thing to say to someone... If it's real of course... I seriously don't get how some people think... Who would actually think like "Wow, if i say 'i love you' my whole life may get so fucked up..." Or, a**hole, your whole life may be like a fairytale! Just say those three f***in' words! So, i love you, okay?! There's nothing i can do to stop it! I'm way too much in love with you... And i know you know it!
That's pretty much it... That was a weird sentence, though... And everyone, i'm not drunk... 'Cause i usually talk in English when i'm drunk... But i'm not... I'm just pissed... And in love... Yeah...
P.S: I think i just broke up with my girlfriend... And i didn't say i loved you 'cause i didn't... I'm sorry... I know i'm the greatest a**hole ever but i'm truely sorry...
----------------
Now playing: Jens Lekman - You are the light
via FoxyTunes
----------------
Now playing: The Jesus and Mary Chain - Reverence [Radio Mix]
via FoxyTunes
Bunlar varmış bu yazıda:
love
28 Nisan 2009 Salı
Otuz Beşinci Yazı
Şarkıda dediği gibi... Bir gerçek var ki; you don't love me the way that i love you... Ne yazık ki gerçekten de she doesn't love me the way that i love her... Bunu şarkıdaki gibi eğlenceli bir şekilde söylemek çok isterdim ama yok, olmuyor... Yine de yarın karşılaşırsam her şey normalmiş, hiçbir şey yokmuş gibi davranmam gerekecek... Damn! Hey, sen! Eğer bunu okuyorsan yarın sen de hiçbir şey yokmuş gibi davran olur mu?? Gerçekleri yüzüme vurma lütfen... Saygılar...
----------------
Now playing: The Kooks - You Don't Love Me
via FoxyTunes
----------------
Now playing: The Kooks - You Don't Love Me
via FoxyTunes
Otuz Dördüncü Yazı

Bu şarkı o okulda görüp durduğum Laura Marling'e benzeyen ama onun daha bir güzel versiyonu olan ve çantasında "Be Your Own Pet" rozeti olan taş hatuna gelsin... Pek de çekingen üstelik kızımız... Tanışmam lazım onunla...
----------------
Now playing: Be Your Own Pet - Electric Shake
via FoxyTunes
Bunlar varmış bu yazıda:
be your own pet,
laura marling
Otuz Üçüncü Yazı
Geçen hafta salı günü Research Methods in Psychology varmış, kimse bana söylemedi... Derslere girsem böyle olmazdı tabi... 0'ı çaktım arkadaşlar... Ama finalde bomba gibi olmayı planlıyorum... Böylece bir D- ile kurtarır mıyım olayı?? Bence kurtarırım...
Az önce Mehmet Ali Erbil'le 50 Sarışın'ı izledim... Şimdi benim matematiğim, özellikle de 4 işlemim baya kötüdür... Baya kötüdür... Soruları çözer, 4 işlemde sıçarım genelde... Ama ben bile "4 yıl kaç haftadır??" sorusuna 480 demiyorum... 480 ne yaa?? Bu kadar cahil olunmaz ki... Ya da salak... Hadi salaksın bu kadar, nasıl mezun oldun üniversiteden?? Bir de bildiğin üniversite mezunu bunlar... Hiç aklım almıyor... Bazı insanlarda gerçekten bir terslik var...
Az önce Mehmet Ali Erbil'le 50 Sarışın'ı izledim... Şimdi benim matematiğim, özellikle de 4 işlemim baya kötüdür... Baya kötüdür... Soruları çözer, 4 işlemde sıçarım genelde... Ama ben bile "4 yıl kaç haftadır??" sorusuna 480 demiyorum... 480 ne yaa?? Bu kadar cahil olunmaz ki... Ya da salak... Hadi salaksın bu kadar, nasıl mezun oldun üniversiteden?? Bir de bildiğin üniversite mezunu bunlar... Hiç aklım almıyor... Bazı insanlarda gerçekten bir terslik var...
Bunlar varmış bu yazıda:
50 sarışın,
mehmet ali erbil,
research methods in psychology
27 Nisan 2009 Pazartesi
Otuz İkinci Yazı
The Sin City Rap
I’m Britney Spears and I’m shaking my ass
I sign a thousand autographs
Please - just get to the point when you talk to me
And if a favor gets involved, just rub my feet
Yea this business is f**ked
And I want some fun
I wanna sit at home and watch Dumb and Dumber
Sike- I takethat back, I’m just trickin’ you see
Cause when I show my belly everybody copies me
It’s kinda cool, nothin’ but guys
But I’m just Britney
Spears and I got all this power
But the bottom line is I don’teven use it
Right when you become a bitch that’s when you lose it
So what if I do? What if I lose it all today?
I’ve always got my friends to hold me all the way
Happiness is the key, and love when you fall
Like Lauren Hill said you ain’t got that - got nothing at all, y’all
So how you been?
It’s been awhile.
But it feels nice
It really feels nice
Sözler çok güzel... Koymuş yani direk hatun... Bu şarkı bir iddiaya göre Punk'd için yazılmış... Ama Blackout albümünün bazı versiyonlarında da bulunuyor... Bulursanız dinleyin derim... Hatta şöyle bir atraksiyon yapayım...
----------------
Now playing: Kid Sister - Damn Girl
via FoxyTunes
I’m Britney Spears and I’m shaking my ass
I sign a thousand autographs
Please - just get to the point when you talk to me
And if a favor gets involved, just rub my feet
Yea this business is f**ked
And I want some fun
I wanna sit at home and watch Dumb and Dumber
Sike- I takethat back, I’m just trickin’ you see
Cause when I show my belly everybody copies me
It’s kinda cool, nothin’ but guys
But I’m just Britney
Spears and I got all this power
But the bottom line is I don’teven use it
Right when you become a bitch that’s when you lose it
So what if I do? What if I lose it all today?
I’ve always got my friends to hold me all the way
Happiness is the key, and love when you fall
Like Lauren Hill said you ain’t got that - got nothing at all, y’all
So how you been?
It’s been awhile.
But it feels nice
It really feels nice
Sözler çok güzel... Koymuş yani direk hatun... Bu şarkı bir iddiaya göre Punk'd için yazılmış... Ama Blackout albümünün bazı versiyonlarında da bulunuyor... Bulursanız dinleyin derim... Hatta şöyle bir atraksiyon yapayım...
----------------
Now playing: Kid Sister - Damn Girl
via FoxyTunes
26 Nisan 2009 Pazar
Otuz Birinci Yazı
Önemli bir numaraya önemli bir soru sormak yakışır(ne dedim lan?!); ben bilgisayardan falan pek anlamıyorum da, bu yazının rengini falan nasıl değiştiriyoruz blogda??
Sevgiler...
----------------
Now playing: The Kills - Dropout Boogie
via FoxyTunes
Sevgiler...
----------------
Now playing: The Kills - Dropout Boogie
via FoxyTunes
Otuzuncu Yazı
Biliyorum, şu anda aslında essay yazıyor olmam gerekiyordu ama yazacak bir şey bulamıyorum essaye... Yani daha neyi savunacağıma bile karar verememişken ne kadar yazabilirim ki?? Onun yerine The Kills dinleyip buraya yazmak daha çekici geldi...
Son yazımdan beri tek değişiklik devamlı sakız çiğniyor olmam sanırım... O kadar çok sakız çiğneyen insan videosu izleyince sakız çiğneyesi geliyormuş insanın... Üstelik bu sakız denen şey sık sık çiğneyince bağımlılık yapıyor olmasın...?? Çünkü sanki bırakamıyorum gibi...
Dün gece tartışma ortamı yarattık biraz, birkaç bir şey yazmak istediğimi fark ettim... Bence bir oyuncunun kariyerini iyi yönetmesi çok zor bir şey... Karşısına çıkan her rolü iyi değerlendirebilmeli... Yoksa her şey Seinfeld Laneti'ne
dönüşebilir... Bir oyuncu önceden hiç bilinmiyorsa, çok beklenen ve çok ilgi görmesi beklenen bir oyunda yer almadan önce iki kere düşünmelidir... Sonrasında o rolün lanetinin altında kalmamak için... Çok saçma bir giriş oldu farkındayım ama bunu açıklamam gerektiğini hissediyorum bir şekilde... İleride ne kadar iyi rollerde oynarsa oynasın bir insan için "Aha bu Seinfeld'deki adam, Harry Potter'ın yeni filmi çıkmış" falan deniyorsa o adam sıçmak üzeredir... Sen o rolden başkasına geçemeyeceksin demektir... Hayatın boyunca o rolde görecekler seni...
Ya da şu şekilde de düşünülebilir sanıyorum... Disney Channel güzel bir örnek demek istediğime... Sen eğer Disney Channel'da bir dizide veya filmde rol aldıysan sen artık bir Disney Channel oyuncusundan daha fazlası olamazsın, kusura bakma... Tabi o noktada "deli gibi param olacak yaşasın heyo" ve "şimdi param olmayacak ama belki ilerde sağlam bir kariyerim olabilir" ikilemi çıkıyor ortaya... Garantisi de yok ilerisinin... Belki de haklılar bilemiyorum...
Sonuç olarak şunu demek istiyorum; "Disney Channel'da oynayacaksın sağlam bir kariyere 'güle güle' diyeceksin"... Ya da "Sağlam bir oyunculuk teklifi aldıysan sonrak seçimlerini ondan daha iyi projelerden yana kullanacaksın"... Ya da "Seçtiğin filmi iyi düşün, kariyerinin sonu olabilir" falan... Evet...
Bir de Christina Aguilera durumu var... Bence o kadın çok zeki bir kadın... Hani kariyerinin başında herkes ondan ne istiyorsa onu yaptı ya... O yüzden şimdi kimse istemese de o kendi istediğimi müziği yapabiliyor bence... Herkes böyle yapsın demiyorum ama onun yaptığı şey zekiceydi bence...
Dün çok acaip bir yazı bulduk bu arada Old Town'ın panosunda... "Tüylü Tesbih was awesome: Zeynep, Deniz, Can, Furkan, Ekin, Görkem, Yasemin, Mert, Oluş, Melda" yazıyordu, 10 Nisan tarihiyle... Ben o tarihte film gecesine kalmış ve ertesi gün de hasta olmuştum, orada olmama imkan yok... Deniz ve Can da orada değillermiş... E kim yazdı bunu?? Ayrıca Melda... Wtf?! Oluş da Ankara'da değildi o sırada... Neler oluyor?!
Son olarak şunu sormak istiyorum, bununla ilgili essay yazmam lazım bu akşam; sizce gençler politikayla ilgileniyor mu?? Ve neden??
Saygılar...
----------------
Now playing: The Kills - Sour Cherry
via FoxyTunes
----------------
Now playing: The Kills - Cat Claw
via FoxyTunes
Son yazımdan beri tek değişiklik devamlı sakız çiğniyor olmam sanırım... O kadar çok sakız çiğneyen insan videosu izleyince sakız çiğneyesi geliyormuş insanın... Üstelik bu sakız denen şey sık sık çiğneyince bağımlılık yapıyor olmasın...?? Çünkü sanki bırakamıyorum gibi...
Dün gece tartışma ortamı yarattık biraz, birkaç bir şey yazmak istediğimi fark ettim... Bence bir oyuncunun kariyerini iyi yönetmesi çok zor bir şey... Karşısına çıkan her rolü iyi değerlendirebilmeli... Yoksa her şey Seinfeld Laneti'ne
Ya da şu şekilde de düşünülebilir sanıyorum... Disney Channel güzel bir örnek demek istediğime... Sen eğer Disney Channel'da bir dizide veya filmde rol aldıysan sen artık bir Disney Channel oyuncusundan daha fazlası olamazsın, kusura bakma... Tabi o noktada "deli gibi param olacak yaşasın heyo" ve "şimdi param olmayacak ama belki ilerde sağlam bir kariyerim olabilir" ikilemi çıkıyor ortaya... Garantisi de yok ilerisinin... Belki de haklılar bilemiyorum...
Sonuç olarak şunu demek istiyorum; "Disney Channel'da oynayacaksın sağlam bir kariyere 'güle güle' diyeceksin"... Ya da "Sağlam bir oyunculuk teklifi aldıysan sonrak seçimlerini ondan daha iyi projelerden yana kullanacaksın"... Ya da "Seçtiğin filmi iyi düşün, kariyerinin sonu olabilir" falan... Evet...
Bir de Christina Aguilera durumu var... Bence o kadın çok zeki bir kadın... Hani kariyerinin başında herkes ondan ne istiyorsa onu yaptı ya... O yüzden şimdi kimse istemese de o kendi istediğimi müziği yapabiliyor bence... Herkes böyle yapsın demiyorum ama onun yaptığı şey zekiceydi bence...
Dün çok acaip bir yazı bulduk bu arada Old Town'ın panosunda... "Tüylü Tesbih was awesome: Zeynep, Deniz, Can, Furkan, Ekin, Görkem, Yasemin, Mert, Oluş, Melda" yazıyordu, 10 Nisan tarihiyle... Ben o tarihte film gecesine kalmış ve ertesi gün de hasta olmuştum, orada olmama imkan yok... Deniz ve Can da orada değillermiş... E kim yazdı bunu?? Ayrıca Melda... Wtf?! Oluş da Ankara'da değildi o sırada... Neler oluyor?!
Son olarak şunu sormak istiyorum, bununla ilgili essay yazmam lazım bu akşam; sizce gençler politikayla ilgileniyor mu?? Ve neden??
Saygılar...
----------------
Now playing: The Kills - Sour Cherry
via FoxyTunes
----------------
Now playing: The Kills - Cat Claw
via FoxyTunes
Bunlar varmış bu yazıda:
christina aguilera,
disney channel,
essay,
harry potter,
old town,
politika,
sakız,
seinfeld,
the kills,
tüylü tesbih
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

